Bugünkü blog konumuz erteleme alışkanlığının psikolojisi. Gelin, özellikle son zamanlarda pek çok insanda sıkça görülen bu durumu birlikte inceleyelim.
Erteleme, yapılması gereken bir işi bilinçli olarak daha sonraya bırakma davranışıdır. Kişi, işin önemli olduğunu bilmesine rağmen o an harekete geçmekten kaçınır ve genellikle kısa vadede daha rahatlatıcı ya da keyifli başka bir faaliyetle meşgul olur. Bu davranış tek seferlik değil, tekrarlayıcı bir kalıp hâline geldiğinde artık bir alışkanlık olarak tanımlanır.
Peki bu alışkanlık neye yol açar?
• Yapılacak iş zihinde giderek büyür
• Kişi işi yapmaktan daha fazla kaçınır
• Kısa süreli bir rahatlama hissi yaşanır
• Zaman daraldıkça stres ve suçluluk artar
• İş ya aceleyle yapılır ya da hiç yapılmaz
Sizce erteleme bizi bu kadar yorucu bir sürece sürüklerken, neden bu davranışa bu kadar sık başvururuz ve artık alışkanlığa dönüşür?
Elbette bunun psikolojik nedenleri vardır:
• Mükemmeliyetçilik: “Mükemmel olmayacaksa başlamayayım.”
• Başarısızlık korkusu: Denemektense hiç yapmamak daha güvenli gelir.
• Belirsizlik: Nereden başlanacağını bilememek.
• Özgüven sorunları: “Bunu yapabilecek miyim?” sorusu.
• Zihinsel yorgunluk: Sürekli üretme baskısı altında tükenmişlik.

Çoğu insan ertelemeyi tembellik olarak yorumlasa da, asıl mesele bundan çok daha farklıdır. Erteleme, bir duygu yönetimi problemidir.
“Sonra yaparım” cümlesi aslında sessiz bir kaçıştır. Bu noktada kişi işi değil, işin kendisinde uyandırdığı duyguları erteler.
Tembellikte kişi yaptığı işi umursamaz. Ertelemede ise tam tersi bir durum söz konusudur: Kişi işi önemser, hatta çoğu zaman gereğinden fazla önemser. Bu aşırı önem yükleme; baskıyı, baskı da kaçınmayı beraberinde getirir. Bu yüzden erteleme yaşayan insanlar genellikle sorumluluk sahibi, hassas ve bilinçli kişilerdir.
Sorumluluk sahibi olmak her ne kadar olumlu bir özellik olsa da, duygu yönetimiyle ilgili bu problem uzun vadede bazı bedeller doğurur:
• Sürekli stres ve suçluluk hissi
• Özgüvende azalma
• Üretkenlikte düşüş
• “Son dakika insanı” hâline gelme
Bu bedeller zamanla kişinin kendi potansiyeline yabancılaşmasına neden olur.

Erteleme alışkanlığı çözülemez bir problem değildir. Kendimizi anlamaya başladığımızda ve çözüm odaklı ilerlediğimizde, aşılmayacak hiçbir döngü yoktur. Küçük adımlarla başlamak, işleri parçalara bölmek ve mükemmel yerine yeterince iyiyi hedeflemek bu döngüyü kırmanın ilk adımlarıdır. Ben bu döngüyü kırmaya bugünden başlıyorum. Sizde benim gibiyseniz ve döngüyü kırmaya hazırsanız yorumlarda buluşalım.
Unutmayalım:
Erteleme bir karakter kusuru değil, bir sinyaldir.
Bu sinyali bastırmak yerine dinlemek; hem üretkenliği hem de iç huzuru artırır.
Yani sorun zamanın yetmemesi değil, kendimize karşı fazla sert olmamızdır.
Sonuçta inanmak, başarmanın yarısıdır.
FounderN Kimdir?
FounderN, girişimcilik dünyasının en güncel haberleri, inovasyon odaklı içerikleri ve ekosistemin her bir parçasına değer katan çalışmalarıyla, faaliyet gösteren dinamik bir dijital medya platformudur. 2020 yılında “Girişim Haberleri” adıyla başlayan serüvenimiz, Eylül 2024 itibarıyla FounderN kimliği ile, girişimcilik ekosisteminin ilham veren dinamik sesi olma yolculuğuna devam ediyor. FounderN; teknoloji, girişim ve yatırım dünyasındaki gelişmeleri yaratıcı ve yenilikçi bir perspektifle sunarak iş dünyasının liderlerini, yatırımcılarını ve girişimcilerini sizlerle bir araya getirir.
FounderN olarak misyonumuz, yalnızca yaşanan son gelişmeleri paylaşmak değil, okurlarımızı bu gelişmelerin aktif bir parçası haline getirmek ve ekosistemin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaktır. Ekosistemdeki en yeni gelişmelerden haberdar olmak, büyüyen bu topluluğun bir parçası olmak istiyorsanız, bültenimize abone olabilir, sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip ederek ilham dolu bu yolculuğa katılabilirsiniz.
Bizimle Keşfetmeye Devam Edin: İlginizi çekebilecek diğer #Gündem Haberleri için tıklayın!
Foundern LinkedIn hesabına buradan ulaşabilirsiniz.
Foundern Instagram hesabına buradan ulaşabilirsiniz.





