• Kayıt Ol
  • Giriş Yap
  • Aboneler Özel
  • Etkinlikler
  • Haberler
    • Teknoloji Haberleri
    • Gündem Haberleri
      • Sosyal Girişimcilik
      • Yapay Zeka Gündemi
      • Fintech Gündemi
      • Sağlık Teknolojileri Gündemi
      • Sürdürülebilirlik Gündemi
      • Oyun Gündemi
      • Günlük Bülten
      • Dijital Dünya
    • Yatırım Haberleri
    • Girişim Haberleri
      • Türk Girişimler
      • Kurum İçi Girişimcilik
  • FN’Raporlar
  • FN’Blog
  • Videolu İçerikler
  • Etkinlikler
  • İletişim
No Result
View All Result
  • Haberler
    • Teknoloji Haberleri
    • Gündem Haberleri
      • Sosyal Girişimcilik
      • Yapay Zeka Gündemi
      • Fintech Gündemi
      • Sağlık Teknolojileri Gündemi
      • Sürdürülebilirlik Gündemi
      • Oyun Gündemi
      • Günlük Bülten
      • Dijital Dünya
    • Yatırım Haberleri
    • Girişim Haberleri
      • Türk Girişimler
      • Kurum İçi Girişimcilik
  • FN’Raporlar
  • FN’Blog
  • Videolu İçerikler
  • Etkinlikler
  • İletişim
No Result
View All Result
Girişim, Startup ve Teknoloji Haberleri
No Result
View All Result
Home FN'Blog

Eğer Biz İnsan Tasarlasaydık, Neyi Eklemezdik?

Eda Arslantaş by Eda Arslantaş
20/02/2026
Eğer Biz İnsan Tasarlasaydık, Neyi Eklemezdik?
Share on FacebookShare on Twitter

İnsan tasarlamak… Bu kelime kulağa biraz çılgınca geliyor, değil mi? Aslında hepimiz bir şekilde “daha iyi bir ben” fikriyle yaşadığımız için kendi tasarımımızı zihnimizde kurarız. Bir yerimizi daha akıllı, başka bir yerimizi daha sakin, bir yanımızı daha üretken isteriz. Peki ya bu isteği biraz daha ileri taşıyıp, tüm insanlığı yeniden kurgulayabilseydik? Bugün sahip olduğumuz neyi çıkartırdık?

Bu soru, sadece teoride kalması gereken bir oyun gibidir ama düşündükçe insanın kendi davranışlarına ve dünyanın işleyişine dair sızıntılar bırakır. Bu yazıda, o sızıntılardan bir kaçını kelimelere dökmeye çalışacağım.

Kaygıyı Bu Kadar Büyük Tasarlar mıydık?

İlk akla gelenlerden biri bu olurdu: kaygı.

Kaygı, modern insanın zamansız misafiridir. Gece yarısı uyanmamıza neden olur, yapılacaklar listesine eklenen “şeyleri unuttum mu?” hissi verir, geleceği kontrol etme dürtüsüne dönüşür. Kaygı, bir tür mekanizma olarak evrimin bir armağanı olabilir ama bugün çoğumuz onunla savaşıp duruyoruz. Oysa kaygı olmasaydı insanlar muhtemelen daha rahat nefes alabilir, anı daha net deneyimleyebilirlerdi.

Kaygı evet, bir uyarı sistemi olarak mantıklı. Tehlikeyi fark etmek, önlem almak, hayatta kalmak… Bunlar insan türünün devamı için gerekliydi. Ancak modern dünyada kaygı artık bir alarm değil; sürekli açık kalmış bir siren gibi.

Tehlike yokken de çalıyor.
Yapılacak bir şey yokken de zihni meşgul ediyor.
Henüz yaşanmamış ihtimalleri bile gerçekmiş gibi hissettiriyor.

Eğer insanı biz tasarlasaydık, kaygıyı belki tamamen silmezdik ama bu kadar baskın, bu kadar sürekli ve bu kadar kontrolcü kılmazdık. Kaygı bir danışman olurdu, bir yönetici değil. Hayatın direksiyonunda oturan bir sistem değil, ara sıra söz alan bir mekanizma olurdu.

Çünkü sürekli kaygı hâlinde yaşayan bir insan, üretmekten çok korunmaya odaklanır. Ve korunma refleksi büyüdükçe cesaret küçülür. Hayatta kendisinde bir problem olduğunu düşünür ve yavaş yavaş özgüvenini kaybetmeye başlar. Güvensizlik yaratır.

Onay Bağımlılığını Varsayılan Ayar Yapmazdık

İnsan sosyal bir varlık. Kabul görmek, ait olmak, sevilmek istiyor. Bu doğal. Ama modern insanın en görünmez yüklerinden biri, sürekli dış referanslarla yaşaması.

Bir düşünelim:
Bir karar alırken gerçekten ne istediğimizi mi soruyoruz, yoksa “nasıl görünür?” sorusunu mu?

Eğer insan tasarımında bir güncelleme yapacak olsaydık, başkalarının onayına bu kadar bağımlı bir sistem kurmazdık. Onay bir ihtiyaç değil, bir bonus olurdu. Kimlik, dış bakışlarla şekillenmez; içeriden büyürdü.

Çünkü dış referanslarla kurulan benlik, sürekli dalgalanır. Alkış varsa yükselir, eleştiri varsa çöker. Oysa içeriden kurulan benlik, daha sabit bir zemine basar.

Belki de insanın en büyük tasarım hatası, kendini başkalarının gözünden tanımlama eğilimidir. Potansiyelinin üzerinde şeyler başarabilecekken belki bazen bir söz sizi olmadığınız kadar diplere düşürüyordur.

Belki geçmişten duyduğunuz o söz, sizin mutsuzluk sebebinizdir.

Hız Takıntısını Sisteme Yerleştirir miydik?

Bugünün dünyasında hız bir erdem gibi sunuluyor. Daha hızlı üretmek, daha hızlı tüketmek, daha hızlı cevap vermek… Yavaşlık neredeyse bir eksiklik gibi algılanıyor.

Ama hız arttıkça derinlik azalıyor.

Hızlı karar, hızlı ilişki, hızlı içerik… Hepsi yüzeyde kalma riskini büyütüyor. Eğer insanı biz tasarlasaydık, muhtemelen “hızlı olmak” yerine “ritimli olmak” özelliğini koyardık.

Ritim; bazen hızlanmayı, bazen yavaşlamayı bilir.
Hız ise sürekli ileri iter.

Belki de bugünkü insan, doğal ritmini kaybettiği için tükenmiş hissediyor. Tasarımda hata yoktu belki ama kullanım kılavuzu kayboldu.

Mükemmeliyetçiliği Temel Özellik Yapmazdık

Mükemmeliyetçilik ilk bakışta iyi bir özellik gibi durur. Disiplin, kalite, titizlik… Ancak sınırı aşıldığında insanı felç eder. Hata yapma korkusu, deneme cesaretini öldürür. Başlamamak, başarısız olmaktan daha güvenli hâle gelir.

Eğer insanı biz tasarlasaydık, hata yapmayı sistemin içine daha görünür biçimde yerleştirirdik. Hatalar utanılacak değil, öğretici olurdu. Başarısızlık kimliği tehdit etmezdi.

Çünkü mükemmel olma baskısı arttıkça, insan kendini bir proje gibi yaşamaya başlar. Oysa insan bir proje değil, bir süreçtir.

Kontrol İllüzyonunu Daha Sınırlı Tutar mıydık?

İnsan, kontrol etmek ister. Geleceği, ilişkileri, sonucu… Belirsizlik rahatsız eder. Ama hayatın doğası belirsizliktir.

Kontrol arzusu büyüdükçe hayal kırıklığı da büyür. Çünkü dünya bizim planımıza göre çalışmaz. Eğer insanı tasarlarken kontrol arzusunu biraz daha sade tutsaydık, belki de belirsizlikle daha barışık bir tür olurduk.

Her şeyi planlamak zorunda olmayan, her sonucu hesaplamak zorunda hissetmeyen, bilinmeyene karşı daha esnek bir insan modeli…

Belki daha az stresli.
Belki daha az sert.
Belki daha akışkan.

Peki Ya Aslında Hiçbir Şeyi Çıkarmasaydık?

Belki de en radikal cevap şu: İnsan tasarımından hiçbir şeyi çıkarmazdık. Çünkü kaygı, onay ihtiyacı, kontrol arzusu, hız ve mükemmeliyetçilik; hepsi insanın potansiyelinin gölgeli versiyonlarıdır.

Sorun özelliklerde değil, dozda olabilir.

Kaygı farkındalığa dönüşebilir.
Onay ihtiyacı empatiye dönüşebilir.
Hız enerjiyi besleyebilir.
Kontrol arzusu planlama becerisine evrilebilir.

Belki de insanın yeniden tasarlanması gerekmiyor. Belki de güncellenmesi gereken şey, onu çalıştırma biçimimiz.

Eğer insanı tasarlama şansımız olsaydı, neyi eklemezdik diye sorduk. Ama belki daha önemli soru şu:

Bugünkü insan olarak, hangi özelliğimizi gereğinden fazla büyütüyoruz?

Belki tasarım hatası yoktur.
Belki kullanım biçimi fazladır.
Belki de insan, eksik değil; aşırı yüklenmiştir.

Ve belki de yapılması gereken, yeniden tasarlamak değil, sadeleştirmektir.

“INMerge 2026 Roadshow’un İlk Durağı İstanbul Oldu” haberimizin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz!

FounderN Kimdir?

FounderN, girişimcilik dünyasının en güncel haberleri, inovasyon odaklı içerikleri ve ekosistemin her bir parçasına değer katan çalışmalarıyla, faaliyet gösteren dinamik bir dijital medya platformudur. 2020 yılında “Girişim Haberleri” adıyla başlayan serüvenimiz, Eylül 2024 itibarıyla FounderN kimliği ile, girişimcilik ekosisteminin ilham veren dinamik sesi olma yolculuğuna devam ediyor. FounderN; teknoloji, girişim ve yatırım dünyasındaki gelişmeleri yaratıcı ve yenilikçi bir perspektifle sunarak iş dünyasının liderlerini, yatırımcılarını ve girişimcilerini sizlerle bir araya getirir.

FounderN olarak misyonumuz, yalnızca yaşanan son gelişmeleri paylaşmak değil, okurlarımızı bu gelişmelerin aktif bir parçası haline getirmek ve ekosistemin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaktır. Ekosistemdeki en yeni gelişmelerden haberdar olmak, büyüyen bu topluluğun bir parçası olmak istiyorsanız, bültenimize abone olabilir, sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip ederek ilham dolu bu yolculuğa katılabilirsiniz.

Bizimle Keşfetmeye Devam Edin: İlginizi çekebilecek diğer #Gündem Haberleri için tıklayın!

Foundern LinkedIn hesabına buradan ulaşabilirsiniz.

Foundern Instagram hesabına buradan ulaşabilirsiniz.

Previous Post

INMerge 2026 Roadshow’un İlk Durağı İstanbul Oldu

Eda Arslantaş

Eda Arslantaş

Please login to join discussion
Girişim, Startup ve Teknoloji Haberleri

Girişim Haberleri, Kasım 2020'den bu yana aktif olan bir dijital medya platformudur. Girişimcilik dünyasının en güncel haberlerini yenilikçi yaklaşımlarla sunan FounderN, Eylül 2024 itibarıyla bu isimle faaliyetlerine devam edecek.

Bizi takip et.

Kategoriler

  • Aboneler Özel
  • Dijital Dünya
  • Fintech Gündemi
  • FN'Blog
  • FN'Raporlar
  • Girişim Haberleri
  • Gündem Haberleri
  • Günlük Bülten
  • Kurum İçi Girişimcilik
  • Oyun Gündemi
  • Sana Özel
  • Satın Alma Haberleri
  • Sosyal Girişimcilik
  • Sürdürülebilirlik Gündemi
  • Teknoloji Gündemi
  • Türk Girişimler
  • Uncategorized
  • Yapay Zeka Gündemi
  • Yatırım Haberleri

Lüks Yaşam, Sanat, Moda, Teknoloji, Etkinlik ve Gurme Lezzetler

Recent News

Eğer Biz İnsan Tasarlasaydık, Neyi Eklemezdik?

Eğer Biz İnsan Tasarlasaydık, Neyi Eklemezdik?

20/02/2026
INMerge 2026 Roadshow’un İlk Durağı İstanbul Oldu

INMerge 2026 Roadshow’un İlk Durağı İstanbul Oldu

20/02/2026
  • FounderN Künye
  • İletişim
  • Etkinlikler

FounderN Studio

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • Haberler
    • Teknoloji Haberleri
    • Gündem Haberleri
      • Sosyal Girişimcilik
      • Yapay Zeka Gündemi
      • Fintech Gündemi
      • Sağlık Teknolojileri Gündemi
      • Sürdürülebilirlik Gündemi
      • Oyun Gündemi
      • Günlük Bülten
      • Dijital Dünya
    • Yatırım Haberleri
    • Girişim Haberleri
      • Türk Girişimler
      • Kurum İçi Girişimcilik
  • FN’Raporlar
  • FN’Blog
  • Videolu İçerikler
  • Etkinlikler
  • İletişim

FounderN Studio