Bazen sabah uyanır uyanmaz plan yaparız: “Bugün çok verimli olacağım!”, “Şunları şunları kesin hallederim!” deriz. Ama sonra… hiçbir şey yapmayız. Telefon elimizde, gözümüz tavanda, zaman akar gider. Günün sonunda ise içimizi garip bir huzursuzluk kaplar: “Bugün hiçbir şey yapmadım…”
Peki bu “cmak” aslında ne anlama geliyor? Ve gerçekten o kadar kötü mü?
“Hiçbir şey yapmamak” gerçekten hiçbir şey mi?
Gelin dürüst olalım. Hiçbir şey yapmadığımız günler bazen tamamen kontrolümüz dışındadır. Aslında o gün hiçbir şey yapmadığımızı düşünsek de, zihnimiz çalışmaya devam eder. Yorgunluk, duygusal yük, motivasyon eksikliği veya zihinsel doluluk bizi koltuktan kaldırmaz. Kimi zaman geçmişi didikler, kimi zaman geleceğe dair kaygılara saplanırız. Bu da, dinlenme niyetiyle geçirilen bir günü bile yorucu hâle getirebilir.
Ama işin güzel yanı şu: Bu “durgunluk” hali bize farkında olmadan bir tür içsel detoks sunar. Günlük koşturmacaların arasında fark etmediğimiz düşünceler yüzeye çıkar, bazı duygularla ilk kez tanışırız.
Suçluluk duygusu neden gelir?
Toplumun sürekli “üretken ol, koştur, yetiş” baskısı yüzünden, hiçbir şey yapmadığımız bir günü suçlulukla etiketleyebiliyoruz. Aslında bu, modern hayatın bize dayattığı “sürekli üretmelisin” algısının bir sonucudur. Ama unuttuğumuz bir şey var: İnsan makine değil. Ve her makinenin bile bir bakım süresi vardır.

Zihinsel yenilenme için bir fırsat
İronik ama gerçek: Beyin, hiçbir şey yapmadığımız zamanlarda da çalışır. Hatta bu “boşluk anlarında” yaratıcı fikirlerin kıvılcımları çakar. Birçok bilim insanı ve sanatçı, en iyi fikirlerini yürürken ya da tavana bakarken bulmuştur. Bu yüzden o “boş” görünen günler aslında zihin için yeniden başlama alanıdır.
Peki ya çok fazlası?
Kendimize izin vermediğimiz sürece gerçek dinlenme gerçekleşmez. Sürekli koşan bir zihnin bir noktada duvara çarpması kaçınılmazdır. Hiçbir şey yapmadan geçen bir gün, uzun vadede tükenmişliği önleyen bir mola olabilir. Ama bu günler art arda geldiğinde, motivasyon düşüklüğü, karamsarlık ve izolasyon hissi de beraberinde gelebilir. Yani burada denge önemli: Kendine izin ver, ama kaybolma. Mola ver, ama dönmeyi unutma.
Kendine izin ver. Gerçekten.
Bu yazıyı okuyorsan ve bugün “hiçbir şey yapmadıysan”, belki de tam da ihtiyacın olan buydu. Kendine kızmak yerine, bunu bir dinlenme hakkı olarak gör. Çünkü bazen hiçbir şey yapmamak, aslında kendin için yaptığın en iyi şeydir.
“Labubu Çılgınlığı: Bir Oyuncağın Küresel Fenomene Dönüşen Hikayesi !” blog yazımızın detaylarına buradan ulaşabilirsiniz!
FounderN Kimdir?
FounderN, girişimcilik dünyasının en güncel haberleri, inovasyon odaklı içerikleri ve ekosistemin her bir parçasına değer katan çalışmalarıyla, faaliyet gösteren dinamik bir dijital medya platformudur. 2020 yılında “Girişim Haberleri” adıyla başlayan serüvenimiz, Eylül 2024 itibarıyla FounderN kimliği ile, girişimcilik ekosisteminin ilham veren dinamik sesi olma yolculuğuna devam ediyor. FounderN; teknoloji, girişim ve yatırım dünyasındaki gelişmeleri yaratıcı ve yenilikçi bir perspektifle sunarak iş dünyasının liderlerini, yatırımcılarını ve girişimcilerini sizlerle bir araya getirir.
FounderN olarak misyonumuz, yalnızca yaşanan son gelişmeleri paylaşmak değil, okurlarımızı bu gelişmelerin aktif bir parçası haline getirmek ve ekosistemin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaktır. Ekosistemdeki en yeni gelişmelerden haberdar olmak, büyüyen bu topluluğun bir parçası olmak istiyorsanız, bültenimize abone olabilir, sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip ederek ilham dolu bu yolculuğa katılabilirsiniz.
Bizimle Keşfetmeye Devam Edin: İlginizi çekebilecek diğer #Gündem Haberleri için tıklayın!
Foundern LinkedIn hesabına buradan ulaşabilirsiniz.
Foundern Instagram hesabına buradan ulaşabilirsiniz.