Dünyanın en büyük e-ticaret platformu olan Amazon, perakende dünyasında kartları yeniden dağıtıyor ve dürüst olmak gerekirse bu hamle, teknoloji devinin fiziksel dünyadaki “deneme-yanılma” sürecinin en keskin virajı olabilir. Yıllardır teknoloji dünyasının manşetlerini süsleyen, kasaya uğramadan alışveriş yapıp çıktığınız o fütüristik Amazon Go ve Amazon Fresh mağazaları için yolun sonu göründü. Şirket, yaptığı resmi açıklamayla tüm bu fiziksel mağazalarını kapatacağını duyurdu. Peki, teknoloji dünyasının bu dev ismi neden kendi yarattığı “geleceğin marketi” konseptinden vazgeçiyor? Yoksa teknoloji, market poşetinin ağırlığı altında mı kaldı?
Aslında olay sadece dükkan kapatmak değil, tam bir güç konsolidasyonu. Amazon, bu lokasyonların bir kısmını çok daha güçlü, oturmuş ve “premium” bir imaja sahip olan Whole Foods Market mağazalarına dönüştürmeyi planlıyor. Önümüzdeki birkaç yıl içinde 100’den fazla yeni Whole Foods açılacak olması, Amazon’un Walmart ve Kroger gibi devlerle artık “deney” yaparak değil, rüştünü ispatlamış bir markayla kafa kafaya çarpışacağını gösteriyor. Düşünsenize, bir yanda her köşede bulabileceğiniz dev market zincirleri, diğer yanda Amazon’un teknolojik lojistik gücüyle birleşmiş bir Whole Foods… Sizce hangisi sepetinizi doldurmanız için sizi daha çok ikna eder? Kaliteli bir organik elma mı, yoksa sadece “hızlı” olduğu için aldığınız sıradan bir ürün mü?
Bu strateji değişikliğinin bir diğer ayağı ise tamamen hız ve online operasyon üzerine kurulu. Amazon, 2026 yılı boyunca ABD genelinde aynı gün market teslimatı hizmetini devasa bir hızla yaygınlaştıracak. Hatta şu an 30 dakikalık teslimat modelleri test ediliyor. Şirket, fiziksel mağazalarda “ayırt edici bir müşteri deneyimi” ve sürdürülebilir bir ekonomik model oluşturamadıklarını itiraf ederken, aslında hepimize bir şeyi hatırlatıyor: Market alışverişi sadece hızdan ibaret değilmiş. İnsanlar bazen o domatese dokunmak, bazen de tanıdık bir marka çatısı altında olduğunu hissetmek istiyor. Amazon, verilerle her şeyi ölçebileceğini düşündü ancak alışverişin psikolojik boyutunu bazen ıskaladı.
Sürecin bir de insani boyutu var. Mağaza kapanışlarından etkilenecek olan binlerce çalışan için Amazon cephesinden bir teselli açıklaması geldi. Etkilenen personelin şirket içinde farklı pozisyonlara, özellikle de lojistik ve teknoloji departmanlarına yönlendirilmesi için çalışmalar yürütülüyor. Bu, Amazon’un sadece bir teknoloji şirketi değil, aynı zamanda devasa bir istihdam kapısı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Ancak fiziksel mağazacılığın getirdiği o “yüz yüze” etkileşimin azalacak olması, perakende kültüründe bir dönemin kapandığının da işareti.
Editör Yorumu: Veri mi, Duygu mu?
Amazon gibi dünyanın en büyük veri şirketlerinden birinin “ekonomik modeli tutturamadık” demesi hafife alınacak bir durum değil. Bence burada asıl mesele, teknolojinin insan psikolojisinin önüne geçmesiydi. Amazon Go mağazaları ilk açıldığında hepimiz büyülenmiştik. “Just Walk Out” teknolojisiyle sepetimizi doldurup çıkmak, sanki bir bilim kurgu filminin içindeymişiz hissi veriyordu. Ancak o “steril” ve fazla robotik hava, günlük market alışverişinin o samimi doğasıyla pek uyuşmadı. Kasasız alışveriş teknolojisi, operasyonel olarak çok pahalıydı ve görünen o ki, tüketiciler sadece “hız” için bu kadar mekanik bir ortamı tercih etmedi.
Bir başka açıdan bakarsak; Amazon, aslında başarısız olmadı, sadece “pivot” etti. Yani yön değiştirdi. Fresh markasını tamamen online tarafa kaydırarak en iyi bildiği işe, yani dijital operasyona ve lojistiğe odaklanıyor. Fiziksel dünyadaki prestijini ise zaten rüştünü ispatlamış olan Whole Foods’a emanet ediyor. Bu, bir başarısızlıktan ziyade, çok akıllıca bir kaynak yönetimi hamlesi. Walmart gibi rakipler kendi dijital ağlarını bu kadar güçlendirmişken, Amazon’un “fizikselde macera aramak” yerine bildiği alanda (online teslimat) mükemmelleşmesi gerekiyordu.
Şimdi asıl soru şu: 2026 yılı geldiğinde, mahallemizdeki markete gitmek yerine Amazon’un 30 dakikada kapımıza getirdiği paketlere mi alışacağız, yoksa Whole Foods gibi premium mağazalarda “deneyim” mi arayacağız? Amazon’un bu hamlesi, perakende sektöründe “sadece teknoloji yetmez, güven ve doğru marka konumlandırması şart” dedirtiyor. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insan dokunuşu ve marka sadakati hala en güçlü para birimi.
Peki, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Amazon’un kasasız market hayalinden vazgeçip daha geleneksel ama kaliteli bir modele sığınması bir geri adım mı, yoksa çok daha büyük bir sıçrayışın hazırlığı mı? Sizin için market alışverişinde hangisi daha önemli: Bir makineyle mi muhatap olmak, yoksa taze ürünlerin arasında gezerken o bildiğimiz market atmosferini solumak mı? Yorumlarda buluşalım!
”Google’ın Daha Uygun Fiyatlı AI Plus Planı Tüm Pazarlara Sunuluyor” haberimizin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz!
FounderN Kimdir?
FounderN, girişimcilik dünyasının en güncel haberleri, inovasyon odaklı içerikleri ve ekosistemin her bir parçasına değer katan çalışmalarıyla, faaliyet gösteren dinamik bir dijital medya platformudur. 2020 yılında “Girişim Haberleri” adıyla başlayan serüvenimiz, Eylül 2024 itibarıyla FounderN kimliği ile, girişimcilik ekosisteminin ilham veren dinamik sesi olma yolculuğuna devam ediyor. FounderN; teknoloji, girişim ve yatırım dünyasındaki gelişmeleri yaratıcı ve yenilikçi bir perspektifle sunarak iş dünyasının liderlerini, yatırımcılarını ve girişimcilerini sizlerle bir araya getirir.
FounderN olarak misyonumuz, yalnızca yaşanan son gelişmeleri paylaşmak değil, okurlarımızı bu gelişmelerin aktif bir parçası haline getirmek ve ekosistemin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaktır. Ekosistemdeki en yeni gelişmelerden haberdar olmak, büyüyen bu topluluğun bir parçası olmak istiyorsanız, bültenimize abone olabilir, sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip ederek ilham dolu bu yolculuğa katılabilirsiniz.
Bizimle Keşfetmeye Devam Edin: İlginizi çekebilecek diğer #Teknoloji Haberleri için tıklayın!
Foundern LinkedIn hesabına buradan ulaşabilirsiniz.
Foundern Instagram hesabına buradan ulaşabilirsiniz.





