Güney Kore KAIST üniversitesi ile Stanford Üniversitesi’nden araştırmacılardan oluşan ortak bir ekip, kullanıcının elini kullanmasına ya da başka birinin yardımına ihtiyaç duymadan kıyafet giymesini sağlayan bir robotik teknoloji tanıttı. Geliştirilen teknolojinin çip cleanroom ve acil durum hizmetleri gibi alanlarda uygulama potansiyeli taşıdığı belirtiliyor.
Sistem, kıyafetin içine gömülü, hava basıncıyla çalışan yumuşak ve esnek sarmaşık benzeri robotik yapılar kullanıyor. Bu yapılar basınçlandığında kumaşı kullanıcının vücuduna doğru kaydırıyor, kişi hareket halinde olsa bile bu işlem gerçekleşebiliyor. Araştırmaya göre teknolojinin en önemli avantajlarından biri, kullanıcının hareketsiz durmasını gerektirmemesi ve karmaşık bir kontrol algoritmasına ihtiyaç duymadan çalışabilmesi.
Araştırmanın baş yazarı ve KAIST doktora sonrası araştırmacısı Kim Nam Gyun, robotik teknoloji fikrinin kişisel bir deneyimden doğduğunu anlattı. Bisiklet sürerken yağmura yakalandığını ve o an yağmurluğun otomatik olarak giyilebilmesinin faydalı olacağını düşündüğünü belirtti. Kim, sistemin kumaşı hareket ederken ters çevirerek kullanıcıyı giydirdiğini ve bu sayede vücut şekline uygun şekilde istikrarlı bir biçimde tırmanabildiğini açıkladı, tam bir takım elbisenin giydirilmesinin yaklaşık 10 saniye sürdüğünü de ekledi.
Araştırma, hakemli bir bilimsel dergi olan IEEE Robotics and Automation Letters’da yayımlandı. Robotik teknoloji çalışması, KAIST’in Robotik Programı’ndan Nam Gyun Kim ile Stanford Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden William E. Heap, Yimeng Qin, Elvy B. Yao ve Allison M. Okamura’nın yanı sıra KAIST’in İnşaat ve Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Jee-Hwan Ryu’nun ortak çalışmasıyla ortaya çıktı.
Akademik makaleye göre, robotik giydirme sistemleri üzerine yapılan mevcut araştırmaların büyük kısmı, bir robot kolun kullanıcının koluna bir kolu geçirmesini sağlayan algoritmalara odaklanıyor. Tek bir kol için bu işlemi başarmak önemli bir kilometre taşı olarak görülse de, aynı yaklaşımın diğer uzuvlara genişletilebileceği düşünülüyor. Ancak robotik manipülatörlerin, insan vücuduyla sürekli fiziksel temas halindeyken oldukça esnek kumaşları yönetmesi gerekiyor. Bu durum mevcut sistemlerin genellikle uzun işlem süreleri ve kullanıcının sabit bir pozisyonda kalması gibi kısıtlamalarla sınırlı kalmasına yol açıyor. KAIST-Stanford ekibinin geliştirdiği yaklaşım, harici bir robotun kıyafeti yönetmesi yerine kıyafetin kendisine entegre edilmiş yumuşak robotik mekanizmalarla otonom giydirmeyi mümkün kılıyor.
Teknolojinin potansiyel kullanım alanları arasında tekerlekli sandalye kullanan bireyler, rehabilitasyon hastaları ve bakım verenlere yardımcı olacak asistif makineler öne çıkıyor. Giydirme işlemi, denge, erişim ve el becerisine bağlı olduğu için birçok yaşlı yetişkin ve engelli birey için günlük yaşamın en zorlayıcı rutinlerinden biri. Evlerde, kliniklerde ve bakım tesislerinde kumaşı, vücut pozisyonunu ve yakın teması güvenilir şekilde yönetebilen bir sistem, aile bakıcıları üzerindeki yükü hafifletebilir ve hareket kısıtlılığı olan bireylerin bağımsızlığını korumasına yardımcı olabilir.
Bu çalışma, giyilebilir robotiğin fabrika ortamlarının ötesine geçip kişisel bakım alanına ilerlediğini gösteriyor. Güney Koreli araştırma grupları bu alanda daha önce de önemli adımlar atmıştı. KAIST’in geliştirdiği bir dış iskelet sistemi, felçli bireylerin yürümesine yardımcı olacak şekilde tasarlanmış ve Cybathlon 2024 yarışmasında dereceye girmişti. Giydirme işlemi robotik alanında hâlâ zorlu bir problem, çünkü kumaş deforme oluyor, vücutlar şekil ve hareket kabiliyeti açısından farklılık gösteriyor ve insanla güvenli fiziksel temas otomatikleştirilmesi zor bir süreç.
Asistif robotik alanı, laboratuvar gösterimlerinden gerçek bakım ortamlarına doğru kaydı. Giydirme gibi son derece kişisel ve emek yoğun bir görevi otomatikleştirebilen bir sistem, yaşlı bakımı ve rehabilitasyon pazarlarında ciddi bir ticarileşme potansiyeline sahip. Ancak teknolojinin laboratuvar dışında gerçek değer yaratabilmesi için güvenilirlik ve maliyet açısından hâlâ kanıtlanması gereken önemli adımlar var.
FounderN Kimdir?
FounderN, girişimcilik dünyasının en güncel haberleri, inovasyon odaklı içerikleri ve ekosistemin her bir parçasına değer katan çalışmalarıyla, faaliyet gösteren dinamik bir dijital medya platformudur. 2020 yılında “Girişim Haberleri” adıyla başlayan serüvenimiz, Eylül 2024 itibarıyla FounderN kimliği ile, girişimcilik ekosisteminin ilham veren dinamik sesi olma yolculuğuna devam ediyor. FounderN; teknoloji, girişim ve yatırım dünyasındaki gelişmeleri yaratıcı ve yenilikçi bir perspektifle sunarak iş dünyasının liderlerini, yatırımcılarını ve girişimcilerini sizlerle bir araya getirir.
FounderN olarak misyonumuz, yalnızca yaşanan son gelişmeleri paylaşmak değil, okurlarımızı bu gelişmelerin aktif bir parçası haline getirmek ve ekosistemin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaktır. Ekosistemdeki en yeni gelişmelerden haberdar olmak, büyüyen bu topluluğun bir parçası olmak istiyorsanız, bültenimize abone olabilir, sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip ederek ilham dolu bu yolculuğa katılabilirsiniz.
Bizimle Keşfetmeye Devam Edin: İlginizi çekebilecek diğer #Teknoloji Haberleri için tıklayın!
Foundern LinkedIn hesabına buradan ulaşabilirsiniz.
Foundern Instagram hesabına buradan ulaşabilirsiniz.





