ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI, halka arz süreci için ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na gizli başvuruda bulundu. Şirket, yaptığı açıklamada taslak S-1 kayıt belgesini SEC’e sunduğunu doğrularken, halka arz için henüz net bir takvim belirlemediğini ifade etti.
OpenAI’ın hamlesi, en büyük rakiplerinden Anthropic’in halka arz için gizli başvuru yapmasından kısa süre sonra geldi. Böylece yapay zekâ sektörünün en güçlü iki şirketi, yalnızca model performansı ve kurumsal müşteri kazanımı tarafında değil, sermaye piyasalarına erişim konusunda da doğrudan bir yarışa girmiş oldu.
OpenAI, son olarak 852 milyar dolar post-money değerleme üzerinden gündeme gelmişti. Şirket, halka arz için hisse fiyatı, hedeflenen kaynak miktarı veya takvim konusunda henüz detay paylaşmadı. OpenAI, başvuruyu kamuoyuna açıklama nedenini ise olası bir sızıntının önüne geçmek olarak açıkladı.
Şirketin açıklamasında, halka arz zamanlamasına henüz karar verilmediği vurgulandı. OpenAI, özel şirket olarak ilerlemenin bazı hedefler için daha kolay olabileceğini ancak gizli başvurunun, şartlar uygun hale gelirse daha erken halka açılma seçeneği sunduğunu belirtti.
Bu başvuru, 2026’nın teknoloji halka arzları açısından oldukça hareketli geçebileceğine işaret ediyor. OpenAI ve Anthropic’in yanı sıra SpaceX’in de yaklaşık 1,75 trilyon dolar değerleme üzerinden halka arz hazırlığında olduğu aktarılıyor. Bu üç şirketin kısa aralıklarla halka açılması, teknoloji piyasalarında dot-com döneminden bu yana görülen en büyük halka arz yoğunluklarından birini oluşturabilir.
OpenAI’ın halka arz hazırlığı, şirketin büyüme hikâyesi kadar yüksek maliyetleriyle de dikkat çekiyor. Aktarılan bilgilere göre şirket, kullanıcı ve gelir hedeflerinde bazı dönemlerde beklentilerin gerisinde kalırken, veri merkezi ve compute harcamaları nedeniyle ciddi bir nakit yakımıyla karşı karşıya.
Şirketin CFO’su Sarah Friar’ın, OpenAI’ın dev veri merkezi harcamalarını sürdürebilme kapasitesi konusunda endişeler dile getirdiği belirtiliyor. OpenAI’ın 2028’de yalnızca AI araştırmaları için compute tarafında çok yüksek harcamalar yapmayı planladığı ve aynı yıl satışlarını artırsa bile ciddi ölçekte nakit yakmaya devam edebileceği aktarılıyor.
Bu tablo, halka arzın OpenAI için neden kritik olduğunu gösteriyor. Gelişmiş yapay zekâ modellerini eğitmek, çalıştırmak ve milyonlarca kullanıcıya sunmak çok büyük altyapı maliyetleri gerektiriyor. Bu nedenle OpenAI, kamu piyasalarına açılarak daha geniş bir sermaye tabanına ulaşmak isteyebilir.
Öte yandan Anthropic’in halka arz hazırlığı, OpenAI üzerindeki baskıyı artırıyor. Anthropic’in son yatırım turunda çok yüksek talep gördüğü ve ikincil piyasalarda değerlemesinin hızla yükseldiği aktarılıyor. Bazı piyasa gözlemcilerine göre, Anthropic’in halka arzda belirleyeceği değerleme seviyesi, OpenAI’ın kendi halka arz fiyatlaması için de önemli bir karşılaştırma noktası oluşturabilir.
OpenAI, 2015 yılında kâr amacı gütmeyen bir araştırma laboratuvarı olarak kuruldu. Şirket, 2022’de ChatGPT’yi kullanıma sunarak üretken yapay zekâ pazarında büyük bir kırılma yarattı. ChatGPT’nin yükselişi, büyük dil modellerine yönelik küresel yarışı hızlandırdı ve teknoloji şirketlerinin AI stratejilerini yeniden şekillendirdi.
Bugün OpenAI, hem bireysel kullanıcılar hem de kurumsal müşteriler için ürünler geliştiriyor. Şirketin, yaklaşık 900 milyon haftalık aktif kullanıcıya ulaştığı aktarılıyor. Bu ölçek, OpenAI’ı tüketici odaklı yapay zekâ pazarının en güçlü oyuncularından biri haline getiriyor.
Ancak halka arz süreci, OpenAI’ın yalnızca büyüme rakamlarını değil; yönetişim, güvenlik, hukuki riskler ve regülasyon tartışmalarını da yatırımcıların önüne taşıyacak. Şirket, geçmişte Sam Altman’ın kısa süreli görevden alınması ve ardından geri dönmesiyle ciddi bir yönetim krizi yaşamıştı. Bu süreç, OpenAI’ın karar alma yapısı ve misyonuna bağlılığı konusunda soru işaretleri yaratmıştı.
OpenAI ayrıca son dönemde farklı davalarla da gündeme geliyor. Şirkete ve yöneticilerine yönelik bazı davalarda, ChatGPT’nin genç kullanıcılar üzerindeki etkileri, güvenlik sınırları ve riskli çıktılarla ilgili iddialar öne çıkıyor. Bu davalar, halka arz sürecinde yatırımcıların yakından inceleyeceği risk başlıklarından biri olabilir.
Elon Musk’ın OpenAI ve Sam Altman’a karşı açtığı, şirketin kâr amacı gütmeyen yapısını koruma vaadini ihlal ettiği yönündeki dava ise yakın zamanda OpenAI lehine sonuçlandı. Ancak bu süreç de şirketin kuruluş misyonu, kurumsal yapısı ve kâr odaklı dönüşümüyle ilgili tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
OpenAI’ın halka arz başvurusu, yapay zekâ sektöründe yeni bir dönemin başladığını gösteriyor. Artık yarış yalnızca en güçlü modeli geliştirmekten ibaret değil. Şirketler aynı zamanda devasa altyapı harcamalarını finanse etmek, kamu piyasalarında güven oluşturmak ve AI yatırımlarının geri dönüşünü yatırımcılara anlatmak zorunda.
OpenAI için halka arz, büyümesini finanse etmek adına büyük bir fırsat olabilir. Ancak aynı zamanda şirketin finansallarını, risklerini, hukuki süreçlerini ve uzun vadeli kârlılık planını daha şeffaf şekilde ortaya koymasını gerektirecek. Bu nedenle OpenAI’ın halka arz süreci, yalnızca şirketin geleceği için değil, tüm yapay zekâ piyasasının değerleme dengesi için de kritik olacak.
Gizli S-1 Başvurusu Nedir?
Gizli S-1 başvurusu, bir şirketin halka arz sürecine hazırlanırken taslak kayıt belgesini kamuya açıklamadan önce SEC’e sunmasıdır. Bu yöntem, şirketin finansal bilgilerini, risklerini ve halka arz planlarını düzenleyici kurumla ön incelemeye açmasına olanak tanır. Süreç ilerlediğinde ve halka arz netleştiğinde belgeler kamuya açık hale gelir.
FounderN, Türkiye’nin girişim ve teknoloji haber platformudur.
LinkedIn | Instagram | FounderN 09:13 Bülteni | FounderN Daily





