Bugün YouTube’u açtığınızda günlük vloglardan makyaj videolarına, oyun yayınlarından üç saatlik true crime belgesellerine kadar aklınıza gelebilecek hemen her şeyi bulabilirsiniz. Hatta birkaç dakika içinde 2007 Eurovision performansından bir yemek tarifine, oradan yıllardır dinlemediğiniz bir şarkının klibine geçmeniz bile oldukça normal. Ama 2005 yılında YouTube’a girseydiniz, kurucuların sizden beklediği içerik bunların hiçbiri olmayabilirdi. Onların aklındaki fikirlerden biri, kameranın karşısına geçip kendinizi ve nasıl biriyle tanışmak istediğinizi anlatmanızdı.
Evet, bugün neredeyse internetin video arşivi haline gelen YouTube’un hikayesinin başında kısa süreliğine bir dating sitesi fikri vardı.

Chad Hurley, Steve Chen ve Jawed Karim YouTube’u kurarken videonun internetin geleceğinde önemli bir yere sahip olacağını düşünüyordu. Ancak bunu öngörmek başka, insanları gerçekten video yüklemeye ikna etmek başkaydı. Çünkü 2005 yılında internete kendi videonuzu yüklemek bugünkü kadar doğal bir davranış değildi ve kurucuların önünde oldukça temel bir soru vardı: İnsanlar neden durup dururken kamerayı açıp kendilerini kaydetsin?
Bugün bu soruyu sormak bile biraz garip geliyor. Günlük hayatımızdaki en sıradan anları bile kaydedip paylaşmaya alışkınız. Fakat o yıllarda bu alışkanlık henüz oluşmamıştı. Dolayısıyla YouTube’un yalnızca video yüklenebilen bir site olması yeterli değildi; insanlara o videoyu çekmeleri için de bir neden vermek gerekiyordu.

Kurucuların bulduğu nedenlerden biri ise oldukça tanıdıktı: yeni biriyle tanışmak.
Dating fikri tam olarak burada devreye girdi. Kullanıcılar kameranın karşısına geçecek, kendilerini anlatacak, nasıl biriyle tanışmak istediklerinden bahsedecek ve diğer insanların videolarını izleyerek potansiyel partnerlerini bulacaktı. Yani bugün birkaç fotoğrafı sağa ya da sola kaydırarak yaptığımız şeyi, YouTube videolar üzerinden yapmayı planlıyordu. Hatta bu fikri anlatan oldukça uygun bir sloganları bile vardı: “Tune In, Hook Up.”
Kağıt üzerinde her şey mantıklı görünüyordu. YouTube insanların video yüklemesi için bir neden bulmuş, dating ise fotoğrafların ötesine geçebileceği yeni bir alan kazanmıştı. Geriye yalnızca insanların gelip video yüklemesi kalıyordu.
İşte plan tam olarak burada bozuldu.
YouTube’un İlk Eşleşmesi Pek İyi Gitmedi
Aslında fikir 2005 yılı için düşünüldüğü kadar tuhaf değildi. Bugün dating uygulamalarında fotoğrafların yanına videolar ve ses kayıtları ekliyor, birkaç saniyelik görüntülerden karşımızdaki insan hakkında fikir edinmeye çalışıyoruz. YouTube da benzer bir deneyimi Tinder’dan yıllar önce yaratmaya çalışıyordu.
Ancak insanların yeni biriyle tanışmak istemesi, bunun için kameranın karşısına geçmek isteyecekleri anlamına gelmiyordu. Site açıldıktan sonra beklenen dating videoları gelmedi ve kısa sürede bir şey netleşti: YouTube’da neredeyse kimse aşk aramıyordu.

Kurucular yine de fikirden hemen vazgeçmedi. Hatta kullanıcı bulmakta o kadar zorlandılar ki Craigslist’e ilan vererek kadınlara platforma video yüklemeleri karşılığında 20 dolar teklif etmeyi bile denediler. Fakat para teklif etmek de işe yaramayınca asıl sorun giderek daha görünür hale geldi. Ellerinde insanların video yükleyebildiği bir platform vardı ama onu yalnızca dating için kullanmalarını istemek, platformun yapabileceklerini fazlasıyla sınırlıyordu.
Bunun üzerine oldukça basit görünen ama YouTube’un geleceğini tamamen değiştirecek bir karar aldılar: İnsanlara ne yüklemeleri gerektiğini söylemekten vazgeçtiler.
Dating odağı kaldırıldı ve kullanıcıların istedikleri herhangi bir videoyu paylaşmasına izin verildi. Böylece YouTube’un cevaplamaya çalıştığı soru da değişti. Artık “İnsanları dating videosu yüklemeye nasıl ikna ederiz?” diye düşünmek yerine, “İnsanlar video yükleyebilse ne paylaşır?” sorusunun cevabını doğrudan kullanıcılara bırakmışlardı.
Cevap için çok beklemeleri gerekmedi.
Birileri evcil hayvanını paylaştı, birileri müzik performansını, bir başkası günlük hayatından sıradan bir anı. Zamanla bunları vloglar, viral videolar, oyun içerikleri ve tutorial’lar takip etti. Böylece YouTube’un ne olacağını artık kurucularının ilk fikri değil, kullanıcıların ne paylaşmak istediği belirlemeye başladı.
Üstelik platformun ilk videosu da bu yeni yaklaşımı anlatabilecek kadar sıradandı.
Birkaç Fil, 18 Saniye ve İnternet Tarihi
23 Nisan 2005’te kurucu ortak Jawed Karim, San Diego Hayvanat Bahçesi’nde çekilen “Me at the zoo” isimli 18 saniyelik videoyu YouTube’a yükledi. Karim kameranın karşısında duruyor, arkasındaki filleri gösteriyor ve hortumlarının ne kadar uzun olduğundan bahsediyordu.
Hepsi bu.
Ne profesyonel bir prodüksiyon vardı ne özel olarak hazırlanmış bir kurgu ne de internet tarihinin en büyük platformlarından birinin ilk videosundan bekleyebileceğiniz kadar büyük bir an. Sadece bir insan, bir kamera ve birkaç fil vardı.
Fakat belki de videoyu önemli yapan tam olarak buydu. Çünkü YouTube’un büyümesi için insanların hayatlarında paylaşmaya değer büyük anlar yaratmasına gerek yoktu. Hayvanat bahçesindeki fillerden bahsetmek, evde kedinizi çekmek ya da arkadaşınızın komik bir anını kaydetmek de yeterliydi. Kurucular insanların ne paylaşması gerektiğine karar vermeyi bıraktığında, paylaşılabilecek şeylerin sınırı da neredeyse ortadan kalkmıştı.

Bunun karşılığı oldukça hızlı geldi. YouTube 2005 boyunca büyümeye devam etti ve Google, şirketi Ekim 2006’da 1,65 milyar dolara satın aldı. Böylece kurucularının insanları 20 dolar karşılığında dating videosu yüklemeye ikna edemediği bir site, yaklaşık bir buçuk yıl içinde milyar dolarlık bir şirkete dönüştü.
Bu yüzden YouTube’un hikayesindeki en ilginç detay belki de bir dating sitesi olarak düşünülmüş olması değil. Asıl ilginç olan, bugün bildiğimiz YouTube’un ortaya çıkabilmesi için ilk fikrin işe yaramaması gerekmesiydi.
Kurucular videonun internetin geleceğinde önemli bir yere sahip olacağı konusunda haklıydı; yalnızca insanların hangi videoları izlemek ve paylaşmak isteyeceğini tahmin edememişlerdi. Buna kendileri karar vermekten vazgeçip cevabı kullanıcılara bıraktıklarında ise ortaya bir dating sitesinden çok daha büyük bir şey çıktı.
Belki YouTube insanların birbirleriyle eşleştiği bir platform olamadı ama ilk fikrinin başarısızlığı sayesinde internetin geri kalanıyla oldukça iyi bir eşleşme yakaladı.
FounderN Kimdir?
FounderN, girişimcilik dünyasının en güncel haberleri, inovasyon odaklı içerikleri ve ekosistemin her bir parçasına değer katan çalışmalarıyla, faaliyet gösteren dinamik bir dijital medya platformudur. 2020 yılında “Girişim Haberleri” adıyla başlayan serüvenimiz, Eylül 2024 itibarıyla FounderN kimliği ile, girişimcilik ekosisteminin ilham veren dinamik sesi olma yolculuğuna devam ediyor. FounderN; teknoloji, girişim ve yatırım dünyasındaki gelişmeleri yaratıcı ve yenilikçi bir perspektifle sunarak iş dünyasının liderlerini, yatırımcılarını ve girişimcilerini sizlerle bir araya getirir.
FounderN olarak misyonumuz, yalnızca yaşanan son gelişmeleri paylaşmak değil, okurlarımızı bu gelişmelerin aktif bir parçası haline getirmek ve ekosistemin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaktır. Ekosistemdeki en yeni gelişmelerden haberdar olmak, büyüyen bu topluluğun bir parçası olmak istiyorsanız, bültenimize abone olabilir, sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip ederek ilham dolu bu yolculuğa katılabilirsiniz.
Bizimle Keşfetmeye Devam Edin: İlginizi çekebilecek diğer #Teknoloji Haberleri için tıklayın!
Foundern LinkedIn hesabına buradan ulaşabilirsiniz.
Foundern Instagram hesabına buradan ulaşabilirsiniz.




